Rektörümüzün 2012-2103 Akademik Yılı Açılış Konuşması

2.11.2012

Sayın Valim,

Sayın Belediye Başkanım,

Sayın Yükseköğretim Kurulu Üyemiz

Sayın Harran Üniversitesi Rektörü

Üniversitemizin Saygı değer Akademik ve İdari Personeli,

Kıymetli Misafirler,

Sevgili Öğrenciler,

2012-2013 Eğitim-Öğretim yılı akademik açılış törenimizi düzenliyor olmanın gurur ve onurunu yaşıyoruz. Hoş geldiniz, safalar getirdiniz.

Bu arada Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah GÜL’e, meclis başkanımız Sayın Cemil ÇİÇEK’e, Başbakanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’a, bakanlarımıza, milletvekillerimize ve bize kutlama mesajı yollayan tüm değerli insanlara gönderdikleri tebrik mesajlarından dolayı huzurunuzda şahsım ve Üniversitem adına saygı ve hürmetlerimi arz ediyorum.

Üniversitemizin açılış töreni ilk dersini vermek üzere davet ettiğimiz, Sayın Bakanımız Hasan Celal Güzel Beyefendi geçireceği kalp ameliyatından dolayı bugün aramızda olamadılar. Ancak O, mesafelerin nasıl kısaldığının bir örneğini vererek bize yine burada hitap edecekler. Kendilerine geçmiş olsun der, Allah’tan acil şifalar dilerim.

Sayın valim, kıymetli misafirler,

Üniversitenin misyonu sadece kurum, kuruluş ve toplumun çeşitli alanları için yetkin ve konusuna hakim insanları yetiştirmek, kazandırmak değildir. Belki de çok daha önemli olan misyonu; ülkenin geleceğini okumak, planlamak ve onu istikbale hazırlamak için yardımcı olmaktır. Böyle bir hazırlığı olmayan milletlerin ayakta kalamadığını, ya silik yaşadığını ya da tarih sahnesinden silindiklerini biliyoruz.

Geleceği bugünden planlamak, gelecekte var olabilmek bakımından önemlidir. 1 yıl sonrasına, 10 yıl sonrasına, 30 yıl sonrasına ait planlarımız hazır olmalıdır. 50 yıl sonra ilimizin, ülkemizin, dünyanın nüfusu ne kadar olacaktır? Mevcut kaynaklarımız nelerdir? 30 yıl sonra, 50 yıl sonra ne kadar olacaktır? Bununla ilgili bir planlamamız var mıdır? Geleceğe ne kadar hazırız? Bunları sürekli ve dinamik bir şekilde sorgulamalı gerekli tedbir ve yönelişleri almalıyız. Planlamayı ne kadar önceden yapmaya başlarsak, gelecekte o kadar fazla muktedir olabiliriz. Hemen yarına ve birkaç yıl sonrasına çok büyük hedefleri oturtmak mümkün değildir. Planlamadan sonra ürüne geçilmesi çok zaman almaktadır. Bu bakımdan bugünün ve bugünlerin önemi çoktur. Sonraki bir gelecek için de çok büyüktür. Bu idraki yakalamalı ve sımsıkı sarılmalıyız. Düşünen, düşüncelerini faydalı ürünlere, faydalara dönüştürebilen toplumların, önemli kurumlarından biri olan üniversiteler, bu planlamaların merkezinde, danışılan ve sözü olan konumda olmalıdır.

Üniversiteler, kendilerine, ülke hedeflerine paralel hedefler koymalıdır. Bu hedeflere yönelik araştırmalar yapmalıdır. Araştırmalar rastgele değil, ülke ve toplum yararına uygun olarak belirlenen hedeflere yönelik olmalıdır. Üniversitelerde yapılacak gelişigüzel biçimde çalışma ve araştırmaların, toplumun ihtiyaç-puzzle tablosuna katkı sağlamaması ile kazanılacak faydaların ne olabileceği konusu her zaman sorgulanmalıdır.

Vizyonlarımız, iddialarımız konusunda gerçekçi olmalıyız. Hissi, ideolojik vizyon ve hedeflerin üniversitelerde yeri olamaz. Hedefler ideolojik bir saplantıdan uzak, bilimsel verilere, ülke ve dünya gerçeklerine ve menfaatlerine uygun olmalıdır.    

Sevgili Öğrenciler,

Elimiz, ayağımız, başımız bütün uzuvlarımız bir uyum içerisinde hareket ettikleri müddetçe kendimizi sağlıklı ve dinç kabul ederiz. Ve yine biliyoruz ki ekolojik dengede ancak güçlü organizmalar hayatını geliştirir ve sürdürebilirler. Gelecekte var olabilmek için, bizim de uyum içerisinde hareket etmeye ve güçlü olmaya ihtiyacımız vardır. Bunun için de çok çalışmalıyız. Vatanseverlik, insanlık budur. Gerçek vatanseverlik, memleketperverlik sadece kendimiz için ve şartlar oluştuğunda elimizi taşın altına koymak değildir. Gerçek vatanperver, her zaman çalışır. Kimseden bir beklentiye girmez. Çalışmasını söylemeye gerek kalmadan çalışır. Gerçek vatanperverler, bu durumlarıyla, aynı zamanda bütün insanlığa da, bugüne de yarına da hizmet etmiş olurlar.

Bilimsel çalışmaların insan yararına yönelik olmasını, toplumun üniversitelerden bu yönde haklı bir beklentisinin olduğunu, bir alacaklı konumunda olduğunu Yunus’un şu dizesi gayet güzel dile getirmiştir:

Okumaktan mana ne ?
Kişi Hakk’ı bilmektir. 
Çün okudun bilmezsin !
Ha bir kuru emektir. 

Bu duygu ve düşüncelerle yeni eğitim öğretim yılımızın hayırlı olmasını diliyor, katılımınızdan dolayı hepinize teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum. 

                            Prof. Dr. M. Talha GÖNÜLLÜ   
Adıyaman Üniversitesi Rektörü

Görünütülenme Sayısı: 541