Kamuoyu Duyurusu

24.5.2016

Adıyaman Üniversitesi çalışanları başta rektörü olmak üzere her seviyedeki yöneticisi yasalar çerçevesinde görevlerini çağdaş, entelektüel bir bakış ve evrensel akademik disiplin; akademik görgü anlayışı çerçevesinde yürütme gayreti içerisindedir.

Bilindiği üzere Rektörümüz Sayın Prof. Dr. M. Talha Gönüllü 5 yıl önce bu günlerde göreve başlamıştır. 1 yıl önce de 2. kez Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından tekrar rektör olarak atanmıştır. Bazı kişiler ilk günkü gibi hâlâ Eski Rektör ile Yeni Rektör karşılaştırması yapmaya devam etmektedir.

Hiçbir insanın hukuk karşısında yargılanacak bir durumla karşılaşması arzu edilen bir durum değildir düşüncesi ve inancına sahip olunduğundan; çok az kişi olsalar da bazılarının hâlâ ısrarla önceki rektörü hukuken aklanmış gibi gösterme gayreti içinde olmalarının nedeni anlaşılamamıştır. Basında beş yıl boyunca o kadar sıklıkla yer aldı ki bu durum en nahoş hâlle servis edilirken dahi kişiler ile alakalı uğraşının uygun olmayacağı düşüncesi nedeniyle bugüne kadar konuyla ilgili hiçbir açıklama yapılmamıştır. Ancak, son zamanlarda perde arkasında durup, kimi araçları ile tarafımıza kabul edilemez biçimde haksız, ölçüsüz, saygısız iftiralar atmaktan çekinmeden yapılan anlaşılmaz saldırılar ardı ardınca gelmektedir. Saldırıların sistematik bir biçimde giderek yoğunlaşması, ama hedefinin sadece Sayın Rektör olması bu saldırıların perde arkasındaki bir odak tarafından yönlendirilmiş olma ihtimalini güçlendirmiştir. İlim ve irfan yönüyle üniversiteyi temsil eden Sayın Rektörümüz hakkında bir algı oluşturmak istendiği şüphe götürmez derecede açıktır.

Bunlara karşılık, sırf kıyas edilmiş olmak için kullanılan önceki rektör ve o dönemin idarecileri hakkında bazı davalardan dolayı ceza verilmiş ve yapılan işlerden dolayı ağır ceza mahkemesinde açılan tüm dosyalarla ilgili yargılama süreci hâlen devam etmektedir. Keza, YÖK tarafından da birçok cezalar verilmiştir.

Üniversitemizde 400’e yakın öğretim üyesi bulunmaktadır. Bir öğretim üyesi tarafından içeriği tamamen yersiz, ilgisiz, iftira ve yalan bilgilerle dolu bir şikâyet üzerine Üniversitemize gelen YÖK denetçisi şikâyete konu olan hususlar üzerinde ilgililerden bilgi almıştır. Bu, olağan bir durum olup; hemen her yıl ve her üniversitede olmaktadır. Üniversite içindeki herkes tarafından açıkça bilinmektedir ki, şikâyetçi öğretim elamanı istediği bir birime yönetici olarak atanmadığı için üniversite yönetimine bayrak açmış, seçim sürecinde her platformda “tek amacının mevcut rektörü, rektör olarak atatmamak” olduğunu söylemekten çekinmemiştir. Akademik ve diğer tüm kurumlara dair teamüllerin hiçbirinde bulunmayan bu istek tarzı, kurum içi doğuracağı mahsurları nedeniyle uygun görülmemiştir. Muhterislerin sonu gelmez arzu ve isteklerinin karşılanamayacağı gerçeği ile “görev talep edilmez, verilir” anlayışımız doğrultusunda bu kişiye talep ettiği makam verilmemiştir.

Kaldı ki bu öğretim üyesinin yaptığı şikâyetin yalan, yanlış ve iftira dolu içeriği ile ilgili olarak Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulmuş, YÖK nezdinde belgelerle ortaya konulan durum sonucunda idari olarak da hakkında başlatılan disiplin soruşturması ile de gereği yapılacaktır.

Birilerinin yönlendirmesi çerçevesinde kaleme alındığı anlaşılan bir haberi yapan yayın organı ve bunun sahibi gazetecilik meslek ahlaki ve etik değerlere uygun hareket etmeden kamuoyunu üniversite aleyhine manipüle etme amacı gütmektedir. Yapılan haberin birçok yerinde, “ortaya çıkacağı düşünülüyor, iddia ediliyor, merak ediliyor” vb. gibi sıklıkla tekrar eden ifadeler yazının bir gazeteci tarafından dikkatle kaleme alınmış bir yazı değil de sokak dedikodularının kaleme alındığı izlenimi vermektedir. Prosedürsel olarak akademik ve idari personelden bilgi almaya yönelik işlem ve süreç içinde bulunmayan Rektörümüzün çapraz sorguya alındığını dahi yazmaktan utanılmamıştır. 

Kendini Adıyaman basınının tek sahibi gibi gören, münevver dünyanın değer verdiği üniversitemizi ve üniversitemiz yönetimini sürekli küçük düşürmeye yönelik saygısız yayın yapmaya, bunu da bir marifet gibi yaymaya devam eden bir kişi ile ilgili bugüne kadar toplumda en küçük bir tepki emaresinin olmaması ise hayretle takip edilmektedir. Adıyaman’ın gelişmesinin, değişmesinin önünde önemli bir setin görünen yüzü olan kişi, adeta sokak kabadayısı edası ile geçmişte üniversitemiz içinde yemekhanede personelimizi sürekli rahatsız etmiş, ihalelerle ilgilenmiştir. Keza, üniversite hastanemiz kurulurken sarf malzemesi alımları sırasında da cesaretle hakaretler edip yaptığı yayınlarla bu işlerin içinde olmuştur.

Geçtiğimiz Şubat (2016) ayı içinde yaptığı iftira, hakaret yayınına yaptığımız kamuoyu bilgilendirmesi bu kişiye ait olduğu söylenen televizyonda çirkin çarpıtma ve yorumlarla, tümü verilmeden, anlamı saptırılarak haber yapılmıştır. Şubat ayındaki açıklamadan iki gün sonra pişkinlikle Rektörlükten bir hemşirenin yerinin değiştirilmesi için ricacı da olabilmiştir.

Yayın organının, kaliteli bir yayın yapma iddiasından çok uzaklarda olduğu herkes tarafından açıkça müşahede edilmektedir. Adıyaman yerel basınının tek tek ele geçirilerek basın alanında tekel olma bu gücü de başta kamu idarelerinin yöneticileri üzerinde bir baskı unsuru oluşturmak için kullanma çabaları Adıyaman’ımızın geleceği için çok ciddi endişeler uyandırmaktadır. Diğer saygın ve sorumluluğunu bilen basını tenzih ediyoruz.

Bu yayın organı ve sahibi hakkında birçok bürokratın ve diğer insanların rahatsızlığı bulunmasına rağmen, kimse çirkin bir duruma düşmemek ve iftiralara maruz kalmamak için tolerans göstermektedir. Bu durum bu yayın organı ve sahibini daha da şımartmaktadır.

YÖK tarafından yapılan bu ön incelemenin sonuçları ile önceki yönetim döneminde başlayan ve devam etmekte olan davalar ile ilgili mahkeme kararları sırası geldikçe kamuoyu ile paylaşılacaktır. Hangi maksatla kaleme alınmış olursa olsun her türlü iddia karşısında, eğilip bükülmeden söyleyecek sözümüzün olacağının bilinmesinde yarar vardır. Hesap verilemeyecek hiçbir icraatın içinde olmayacağımızı, doğruluk ve dürüstlükten hiçbir zaman ayrılmayacağımızı bütün Adıyaman kamuoyunun bildiğini biliyoruz. Hem vicdani ve hem de hukuki olarak yanlış yapmanın öncelikle inanç değerlerimizle bağdaşmadığını çok iyi bilmekteyiz. Allah’a ve milletimizin geleceğine olan inancımız, hata yapmamak için çok daha fazla gayret sarf etmemizin en büyük gerekçesi olmaktadır.

Rektörlük tam zamanlı bir mesai gerektiren bir makamdır. Yeni kurulan ve hızla gelişen üniversitemiz dünyada ve Türkiye’de büyük bir rekabet içerisindedir. Rektörün özel yaşamı zorunlu hayati ihtiyaçları dışında kısıtlanmış, 7 gün 24 saat esasına göre çalışılmaktadır. Bu tür ithamlarla kafa bulandırmanın tek gayesi Rektörü meşgul ederek, hizmetleri yavaşlatmak ve asıl hedeften uzaklaşmasını sağlamak olsa gerektir. Rektörümüzün kişilerle uğraşmak gibi bir alışkanlığı bulunmamaktadır. Kendisi, milletin geleceğine inanmış ve kendini bu yola vakfetmiş birisidir.

Şimdiye kadar aynı cenahtan yapılan sözde yayınlara cevap vermemiş olmamız, yayınların değersiz oluşundandır. Şimdi cevap veriyor olmamız ise değer ifade ettiğinden değil, kamuoyuna olan saygımızdandır.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.  24/05/2016

Görünütülenme Sayısı: 4969